Spread the love
Come on back here. <----> Buraya geri gel.

Come on down here. <----> Buraya gel.

Come on everybody. <----> Herkes iş başına.

Come on over here. <----> Buraya gel.

Come on, admit it. <----> Haydi, itiraf et.

Come on, hurry up. <----> Hadi acele et!

Come on, let’s go. <----> Haydi gidelim.

Come on, touch it. <----> Hadi, dokun ona.

Come on, trust me. <----> Hadi, güven bana.

Come on, follow me. <----> Hadi, beni izle.

Come on, it’s easy. <----> Hadi, bu kolay.

Come on, try again. <----> Hadi, tekrar deneyin.

Come on, talk to me. <----> Hadi, konuş benimle.

Hi, Tom. Come on in. <----> Merhaba, Tom, içeriye gel.

Come on out of there. <----> Oradan çık.

Come on, hurry it up. <----> Hadi, acele et.

Come on, let’s do it. <----> Hadi, bunu yapalım.

Come on, let’s hurry. <----> Haydi, acele edelim.

Come on, spit it out! <----> Haydi çıkar ağzındaki baklayı.

Come on, let’s see it. <----> Hadi, onu görelim.

Come on, let’s try it. <----> Hadi, onu deneyelim.

Come on, sing with me. <----> Haydi. Benimle şarkı söyle.

Come on into my office. <----> Ofisime gir.

Come on over here, Tom. <----> Buraya yaklaş, Tom.

Come on! We’ll be late. <----> Haydi! Geç kalacağız.

Come on, I’ll show you. <----> Hadi, ben sana göstereceğim.

Come on, Tom. Let’s go. <----> Hadi Tom. Gidelim.

Come on, give it a try. <----> Hadi, bir deneyin.

Come on, give it to me. <----> Haydi. Onu bana ver.

Come on, hang in there! <----> Haydi, sık dişini!

Come on, hang in there! <----> Haydi, dayan!

Come on, let’s do that. <----> Hadi, bunu yapalım.

Come on, you can do it. <----> Hadi, bunu yapabilirsin.

Come on. Give it a try. <----> Haydi. Bir dene.

Come on. Let’s go home. <----> Haydi. Eve gidelim.

Come on. You can do it. <----> Haydi. Onu yapabilirsin.

Come on in and sit down. <----> İçeri girin ve oturun.

Come on up to my office. <----> Büroma kadar gel.

Come on up to my office. <----> Ofisime kadar gelin.

Come on, answer quickly. <----> Haydi, çabuk cevap ver.

Come on, give me a hand. <----> Hadi, bana yardım et.

Come on any day you like. <----> İstediğin herhangi bir günde gel.

Come on, Tom, be patient. <----> Hadi, Tom, sabırlı ol.

Come on, Tom, cut it out. <----> Haydi, Tom, uzatma artık.

Come on, Tom. Talk to me. <----> Haydi Tom. Konuş benimle.

Come on, close your eyes. <----> Haydi, gözlerini kapat.

Come on, you can do that. <----> Hadi, bunu yapabilirsiniz.

Come on, you can tell me. <----> Hadi, bana söyleyebilirsin.

Come on. You can do that. <----> Hadi ama. Bunu yapabilirsin.

Come on! Give me a chance. <----> Haydi! Bana bir şans ver.

Come on, drinks are on me. <----> Hadi ama, içkiler benden.

Come on, pick up the pace. <----> Hadi, tempoyu artırın.

Come on, we need to hurry. <----> Haydi, acele etmemiz gerek.

Come on over to have a try. <----> Denemek için bana uğra.

Come on, Tom. Don’t be shy. <----> Hadi ama Tom. Utangaç olma.

Come on, Tom. It’ll be fun. <----> Hadi, Tom. Eğlenceli olacak.

Come on, don’t be a coward! <----> Haydi, korkak olma!

Come on, guys, let’s hurry. <----> Haydi çocuklar, acele edelim.

Come on, let’s get a drink. <----> Haydi, birer içki alalım.

Come on, let’s get started. <----> Hadi, başlayalım.

Come on, let’s take a walk. <----> Hadi, yürüyüşe çıkalım.

Come on, shake hands, boys! <----> Haydi, el sıkışın çocuklar!

Come on, Tom, I’ll race you. <----> Hadi Tom, seninle yarışacağım.

Come on, Tom. Let’s go home. <----> Hadi, Tom. Eve gidelim.

Come on, it’s not that hard. <----> Hadi, Bu o kadar zor değil.

Come on, let’s take shelter. <----> Haydi siper alalım.

Come on, somebody answer me. <----> Hadi, biri bana cevap versin.

Come on, we’re almost there. <----> Hadi, neredeyse oradayız.

Come on, we’re running late. <----> Haydi, geç kalıyoruz.

Come on Tuesday, if possible. <----> Mümkünse, salı günü gel.

Come on, I’ll buy you a beer. <----> Hadi, sana bir bira ısmarlayacağım.

Come on, I’ll buy you dinner. <----> Hadi, sana akşam yemeği ısmarlayacağım.

Come on, Tom, think about it. <----> Hadi, Tom, Onun hakkında düşün.

Come on, let’s do that again. <----> Hadi, onu tekrar yapalım.

Come on, let’s do this again. <----> Hadi, bunu tekrar yapalım.

Come on, let’s get a hot dog. <----> Hadi, bir sosisli sandviç alalım.

Come on, let’s get breakfast. <----> Hadi, kahvaltı yapalım.

Come on, let’s go far a walk. <----> Hadi, yürüyüşe gidelim.

Come on, let’s have some fun. <----> Hadi, biraz eğlenelim.

Come on, you have to tell us. <----> Haydi, bize söylemek zorundasın.

Come on, you’re wasting time. <----> Haydi, zaman kaybediyorsun.

Come on. I’m taking you home. <----> Haydi. Seni eve götürüyorum.

Come on everyone, let’s dance! <----> Hadi millet, dans edelim!

Come on in. The water’s great. <----> İçeri gel. Su harika.

Come on, I’ll buy you a drink. <----> Hadi, sana bir içki ısmarlayacağım.

Come on, I’ll give you a hand. <----> Haydi, sana yardım edeceğim.

Come on, I’ll give you a lift. <----> Haydi, seni gideceğin yere bırakacağım.

Come on, I’ll give you a ride. <----> Hadi, seni arabayla götüreceğim.

Come on, let’s go get a drink. <----> Hadi, bir içki almaya gidelim.

Come on! I can’t wait any more. <----> Hadi! Daha fazla bekleyemem.

Come on, let’s get out of here. <----> Hadi, buradan gidelim.

Come on. We don’t have all day. <----> Hadi. bütün gün seni bekleyemeyiz.

Come on, I’ll buy you breakfast. <----> Hadi, sana kahvaltı ısmarlayacağım.

Come on, Tom, aren’t you curious? <----> Haydi Tom. Meraklı değil misin?

Come on, let’s go get some lunch. <----> Hadi, öğle yemeği yemeye gidelim.

Come on, show us what you bought. <----> Hadi, bize aldığını göster.

Come on, be honest. I can take it. <----> Hadi, dürüst ol. Ben onu alabilirim.

Come on, it’s not that big a deal. <----> Hadi, bu o kadar büyük bir anlaşma değil.

Come on, just answer the question. <----> Hadi, sadece soruya cevap ver.

Come on, let’s get out of the way. <----> Hadi, yoldan çıkalım.

Come on, I’ll give you a ride home. <----> Hadi, sizi eve bırakacağım.

Come on, Tom, tell me what you did. <----> Haydi, Tom, bana ne yaptığını söyle.

Come on, people, let’s be positive. <----> Haydi millet, olumlu olalım.

Don’t just stand there. Come on in. <----> Orada durma. İçeriye gel.

Come on, Tom, show us how it’s done. <----> Hadi, Tom, Bize bunun nasıl yapıldığını göster.

Come on, Tom, we don’t have all day. <----> Haydi Tom, bütün gün seni bekleyemeyiz.

Come on, Tom. Let’s get out of here. <----> Hadi, Tom. Buradan gidelim.

Come on, let’s go back to the house. <----> Hadi, eve geri gidelim.

Come on, let’s see what’s happening. <----> Hadi, ne olduğunu görelim.

Come on in and make yourself at home. <----> Girin ve kendinizi evinizde gibi hissedin.

Come on, I’ll buy you some ice cream. <----> Hadi, sana biraz dondurma alacağım.

Come on, Tom, you’re making me blush. <----> Hadi, Tom, beni utandırıyorsun.

Come on Monday afternoon, if possible. <----> Mümkünse, Pazartesi öğleden sonra gel.

Come on, Tom, we don’t have much time. <----> Hadi, Tom, Fazla vaktimiz yok.

Come on. I want to show you something. <----> Hadi, sana bir şey göstermek istiyorum.

Come on, hurry up. You’ll miss the bus. <----> Hadi, acele et. Otobüsü kaçıracaksın.

Come on, you can clap louder than that. <----> Hadi, bundan daha yüksek sesle alkışlayabilirsin.

Come on, guys. This is not funny anymore. <----> Hadi, arkadaşlar, bu artık komik değil.

Come on, Tom, I need a little cooperation. <----> Hadi, Tom, biraz işbirliğine ihtiyacım var.

Come on, you’ve got to eat something, Tom. <----> Hadi, bir şey yemek zorundasın, Tom.

Come on, guys, this shouldn’t be that hard. <----> Haydi, çocuklar, o kadar da zor olmamalı.

Come on in. We’re just about to get started. <----> İçeri gelin. Başlamak üzereyiz.

Come on. There’s someone I want you to meet. <----> Hadi. Senin tanışmanı istediğim biri var.

Come on, Tom, you’ve got to get out of there. <----> Haydi, Tom, oradan çıkmalısın.

Come on, let me buy you a cup of coffee or something. <----> Hadi, sana bir fincan kahve ya da bir şey ısmarlayayım.

Come on out. You can’t stay hiding under your bed all night. <----> Dışarı gel hadi. Bütün gece yatağının altında saklanarak kalamazsın.